122.Yıl

122.Yıl

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: ‘Türkiye bu tümseği de aşacak’

Covid-19’un ekonomiye verdiği zarar tartışılırken, bu süreci en az hasarla atlatmak için kapsamlı çalışmalar da devam ediyor. İstihdamın ve üretimin bel kemiği olan iş dünyasının sorunlarına çözüm bulmak ve gerekli tedbirlerin alınması adına çalışmalarında hız kesmeyen TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar) hükümet ile iş dünyası arasında köprü görevi görmeye devam ediyor. Bu sürecin nasıl ilerlediğine dair soruları TOBB Başkanı Sayın Rifat Hisarcıkoğlu Finans Kocaeli gazetesi için cevapladı. 

*Pandemi süreci ile birlikte önümüzdeki dönemi nasıl görüyorsunuz?

Son yüzyılın en büyük felaketlerinden biri olarak tanımlanan Covid-19 salgınıyla karşı karşıyayız. İki dünya savaşından sonraki dünyanın karşı karşıya kaldığı en büyük kriz olabilir. Yeryüzündeki bütün insanları tehdit ediyor. Herkes tedirgin ve yarına nasıl bir günde uyanacağı endişesinde. Modern çağda ilk kez bir salgın, zengin-fakir, gelişmiş-gelişen ekonomi ayırımı yapmadan herkesi vurdu. Şimdiye kadar yaşanan hiçbir küresel krizde ekonomik ve sosyal bakımdan tüm dünya böylesine felç olmadı. Ekonomilerin, ülkelerin, toplumların eski normale dönmesi yıllar sürecek. 

‘İNSAN HAREKETLİLİĞİNİ YENİDEN TANZİM ETMEK GEREKECEK’

Covid-19 ile mücadelenin daha zor olan bölümüne geçiyoruz. Artık işin organizasyon kabiliyeti gerektiren ikinci aşaması başlıyor. Bulaşıcı hastalıkla birlikte yaşayacağız. Firmaları dükkânları fabrikaları yeniden açmak çok kapsamlı bir süreç. Maskeden sosyal mesafe koymaya, sterilizasyondan el yıkamaya çalışanların sağlığını korumak için onlarca yeni tedbir alınması gerekiyor. Tüm bu tedbirler neticesinde bile ancak yarı kapasite ile çalışma başlayacak. Fabrika içinde insan hareketliliğini yeniden tanzim etmek gerekecek. 

‘BORÇLARIN VADELENDİRİLMESİ GEREKECEK’

Çalışanların birbirlerine yaklaşmaları engellenecek. Çalışanlar kentin hangi bölgelerinden geliyorsa o bölgelerin hastalık yoğunluğu takip edilecek. Benzer durum oteller lokantalar ve ulaşım gibi hizmetler sektörü için de geçerli. Bulaşıcı hastalık salgını düşünülerek tasarlanmamış olan her mekanda insan hareketliliğinin yeniden tasarımı gerekecek. Kapasite kullanımında daralma mal ve hizmetlerin fiyatlarını ve firmaların işletme sermayesi ihtiyacını yükseltecek. Firmaların biriken vergi ve kredi borçları var. Bunların vadelendirilmesi gerekecek. Dolayısıyla meseleye böyle baktığımızda hem çalışanlar hem de işletmeler açısından ilkinden daha ciddi bir yeni aşama başladığını düşünüyorum. 

*Bugünlerde piyasalarda dalgalanmalar yaşanıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Türkiye sadece sağlık alanında değil ekonomi alanında da pandemiye karşı ciddi ve başarılı bir mücadele gösterdi. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde hükümetimizin attığı hızlı ve kararlı adımlar adeta bir dalgakıran görevi gördü. Bugüne kadarki en kapsamlı istihdam, vergi ve kredi destekleri hayata geçirildi. Hükümetimizin tüm bu süreçte yanımızda olması reel sektöre güven ve moral verdi. Normalleşme süreciyle birlikte birçok sektördeki kayıplar telafi edilmeye başlandı. Üçüncü çeyrekle birlikte ekonomide yeniden çıkışın yaşanması bekleniyor. 

‘TÜRKİYE BU TÜMSEĞİ DE AŞACAK’

Türk iş dünyası umutsuzluğa kapılmadan ülkemiz için daha fazla çalışmaya ve üretmeye devam edecek. Biz de TOBB olarak 81 İl ve 160 İlçedeki Odalarımız ve Borsalarımız ile 60 Sektör Meclisimiz kanalıyla sahadaki durumu hükümetimize en hızlı şekilde aktararak ekonomi yönetimimizin karar ve icraat süreçlerine en kapsamlı desteği verdik. Para piyasalarındaki dalgalanmaların ülkemizin ve reel sektörümüzün vizyonunu ve hedeflerini menfi etkilemesine izin vermemeliyiz. Türkiye bu tümseği de aşacak ve kararlı adımlarla ilerlemeye devam edecek.

*Pandemi  ekonomide nasıl değişim yapacak? 

TOBB olarak ekonomideki destek paketlerine katkı sağladığımız gibi, şimdi de normalleşme sürecinin planlanmasına da katkı sağlıyor ve bu konuda analizler, araştırmalar yapıyoruz. Üyesi olduğumuz bütün uluslararası iş örgütleri ile sürekli iletişim ve istişare içindeyiz. Zira Covid-19 hayatımızın örgütlenme biçiminde, iş hayatında ve iş yapma şekillerinde kapsamlı bir değişiklik getirecek. Ticaret de eskisi gibi olmayacak, alıştığımız rutinler değişecek. Covid-19 döneminde e-ticaretin toplam perakende içindeki payı hızla yükseldi. Normalleşme döneminde de bu eğilim hız kesmeden devam edecek. İnternetten alışveriş yapmaya başlayan tüketici için e-ticaret bir alışkanlık haline gelecek. Bu nedenle işletmelerin ürün ve hizmetlerini dijital ortama taşımak için bir strateji geliştirmeleri gerekiyor. 

- Şirketler tedarik zincirlerini kısaltıp ve dijitalleşmeye yönelecek. 

- Sabit ofislerin ve büyük binaların önemi azalırken, video konferansların önemi artacak, bazı insanlar evlerinden çalışmaya devam edecek. 

- Esnek çalışma, uzaktan çalışma, istisna değil bir nevi norm olacak. İş yerleri seyahat yerine, video konferansa ağırlık verecek. 

- Harcama ve tasarruf alışkanlıkları değişeceğinden artık firmalarımız için yatırım harcamalarında daha dikkatli ve tedbirli hareket etmek gerekecek.

- Evden çalışma, kısmi zamanlı çalışma, akıllı otomasyon teknolojileri ve e-ticaret öne çıkacak. Dolayısıyla kamu ve özel sektör için dijitalleşmenin hızlanması gerekecek. Ürünlerinin hikayeleri olan şirketler başarılı olacak. 

- Dijital teknolojilere erişim kolay ama organizasyonunu bu teknolojilere adapte edebilen şirketler öne geçecek.

- Üretim zincirinin devamlılığına sağlamak üzere, ‘insansız karanlık fabrika’ sisteminin yaygınlaşması, üretim sürecine otonom araçların dahil edilmesi,  tedarik zincirinin teknolojiyle takip ve yönetimi hız kazanacak. 

- Global tedarik zincirleri yerele geri dönecek.  Artık ürünü Çin’de yaptırmak yerine satılacağı pazara yakın yerlerde üretmek esas olacak. Bu sayede üç boyutlu yazıcılar ve katmanlı üretim önem kazanacak. Bu sistemde bir üründen çok yapıp ölçek ekonomisi sağlamak değil, esnek ve atik olmak, tasarım ve pazarlamayla öne çıkmak rekabet avantajı sağlayacak. Tüm sektörlerde hijyen standartları yeniden ele alınacak. Hijyenin kaygılarıyla seyahat etmek eskisinden çok zaman alacak ve daha pahalı olacak. Bu da uluslararası iş ilişkilerinin gelişmesini yavaşlatacak. Dijital araçlarla yeni iş yapma biçimleri öne çıkacak. Ancak aşı bulunana kadar mevcut ilişkileri güçlü olanlar avantaj kazanacak.

*Pandemi sonrası TOBB ve oda-borsalar neye odaklandı?

Şimdiye kadar yaşanan hiçbir küresel krizde ekonomik ve sosyal bakımdan tüm dünya böylesine felç olmadı. Elbette bu da geride kalacak. Bizim TOBB olarak bu dönemde benimsediğimiz ana fikir; yaşatmak. Yani firmalarımızı girişimcilerimizi üretim ve ticaret kapasitemizi hayatta tutmak. Böylece bu süreç geride kaldığında yeniden ve hızla ayağa kalkabilmek. TOBB ve Oda/Borsa camiası olarak buna odaklandık. Hep birlikte iş dünyası ile hükümet arasında köprü olarak sahadaki sıkıntıları en hızlı şekilde iletmeyi hedefledik. Yeni normale hazırlık için çalışmaya başladık. Zira bu krizi bir tünele benzetirsek tünele girdiğimiz noktadaki ortamla tünelden çıkacağımız noktadaki ortam aynı olmayacak.